Gercek Ilim
Alevi Birlikleri Yayin Organi

AnaiayfaForumYazarlarSiirlerDeyislerArsivTanitimIletisimLinkler
 

Biz Kimiz?
Ilk Kurucular
Alevilik Nedir?
Aleviligin Kurumlari
Guzel Sozler
Hz. Ali'den Ozdeyisler
Kirklar Meclisi

Alevilikte
 

On Iki Imam
Dort Kapi Kirk Makam
On Iki Hizmet
Dedelik Makami
Post Dedesinin Vasiflari
Cem
Musahiplik
Muzik
Dar
Duskunluk
Semah
Dualar
Edebiyat
Kerbela Vakasi
Kerbela ve Takvim
Kerbela Mahser Gunu
Yedi Ulular
Kutsal Gunler
Kurban
Hizir Kulturu
Oruc - Namaz
Cenaze
Nikah
Kadin
Genclik

Hukuk Kosesi
  Aile Birlesimi
Emeklilik
Onemli Linkler
  Alevi Yol
Dr. Ismail Engin
Cem Vakfi
Cem Radyo
Alevi Bektasi Federasyonu
HDF Almanya
Pirsultan.net
Yazarlarimiz
 

Muhiin Cevahir
Zulfikar Yalcinkaya
Ali Sefa
Musa Dikman
Hatice Eldeniz
Haydar Oztoprak
Ali Yakar

Konuk Yazarlar
  Ali Serdar Polat
Murtaza Demir
Ahmet Altan
Ismail Onarli
Mustafa Tosun

Metin Gulbol
Seyyit Miktat Guler
 
ALEVILER ve MHP

Cemal SENER

Bu baslik Taha Akyol'un 9.8.2006 tarihinde Milliyet gazetesindeki; köse yazisina koydugu basliktir. Akyol; "MHP, her sene Tekir Yaylasi'nda yüzbinlerin katilimi ile 'Zafer Kurultayi' yapiyor. Bu seneki kurultayin özelligi Alevilige açilim yapilmasiydi. Katilimcilara dagitilan 'Kurultay' dergisinde, Mehmet Hasoglu'nun "Yetis Ya Muhammet, Yetis Ya Ali" baslikli yazisi vardi. Alevi-Islam inanç ve kültürü anlatiliyordu, dört kisilik bir ekip 'SEMAH DÖNÜYOR' ve Haci Bektas Veli'nin nefesleri okunuyordu…" diye yaziyor.
MHP'nin geçen yil yaptigi Kayseri/Tekir Yaylasi Kurultayi'ni da Tercüman gazetesindeki kösesinde Hakan Akpinar'dan okumustum. Alevilik ile ilgili ayni argümanlar geçen yilda yapilmisti. Ondan önceki yilda Alevilik ile ilgili ayni argümanlar vardi. O yila ait yazilarda Hakan Akpinar'in MHP'yi inceleyen "Kurtlarin Kardesligi" kitabinda var.
Yani MHP son bir kaç yildir kendileri için çok önem verdikleri bu kurultaylarda Alevilik ile ilgili bir açilim yapiyorlar. Bu yil yaklasik 500.000 kisinin katildigi tahmin edilen Kurultay'da da Alevilik ile ilgili bu açilimlarini sürdürdüler.
MHP'nin bu yaptigini degerlendirmek Alevilere ve Türkiye kamuoyuna düser. MHP'nin bu açilimina kötü birsey yapiyor dersek haksizlik ederiz. Inandirici olamayiz. Ikna edici bulup bulmamak tek tek kisilerin bilecegi istir. MHP'nin bunu oy kaygisi ile yaptigini hiç sanmiyorum. Tam tersine bu nedenle bazi kesimlerden oy bile kaybedebilir. Bu açilim oy kaygisi ile yapilacak bir açilim olamaz. MHP'nin ve özellikle Devlet Bahçeli'nin Genel Baskani olarak bu yapilanin ciddiye alinmasi gerekiyor. Yapilan Türk tarihi ve Alevi tarihi açisindan önemli bir olgudur.
1980 öncesi toplumumuz bir "Cinnet" dönemi yasamistir. Bunun çesitli sebepleri vardir. Bunlari sogukkanli bir sekilde degerlendirmek gerekir. Ama en önemlisi toplumdaki "mezhep" farkliligini "Siyasi" arenaya çekerek "Komünizm" tehdidine karsi "Yesil Kusak" projesinde kardes kavgasi çikarip kendi istemlerini gerçeklestirmekti.
Nitekim sonuçta; "Komünizm" çökmüstür, Türkiye'de sag-sol Alevi-Sünni diye siyasi ve mezhebi dogrultuda iç savasa giren Türk gençligi 5.000 civarinda kayip vermistir. Bu isin mimari olan Yesil Kusak Projesi'nin sahibi ABD zafer kazanmistir. Bu projede Alevi ve laik gençlik önemli ölçüde Sovyetler Birligi'nin yani Komünizm cephesinde, Sünni gençlik ve özellikle MHP gençligi de ABD'nin yaninda "Yesil Kusak Projesi" cephesinde yer almisti. Bunu artik bugün görmemek için kör, sagir ve dilsiz olmak lazim. Sagir sultan olmak lazim.
Bu konuda 1980 askeri müdahalesinden sonraki yargilamalardan birinde; 34 idam istemli 74 sanikli Ankara sikiyönetim mahkemesindeki davada ölüm cezasi ile yargilanan Dev-Yol davasi saniklarindan Mahmut Kök; 12.12.1982 tarihli Günes gazetesindeki haberde mahkeme heyetine söyle diyor."
"Piyangotepe, Balgat, Maras ve Çorum katliamlarinin tertiplenmesinde ABD büyükelçiliginden bazi görevlilerin payi vardir." dedi.
Sanik konusmasinin devaminda ise; "Bir seyin çok iyi belirlenmesi gerekir efendim. Davalarda yargilanan saniklara bakiyorum, 12 Eylül öncesi ortamini hazirlamaya bizim gücümüz yetmezdi." dedikten sonra konusmasinin devaminda; …Piyangotepe, Balgat, Maras ve Çorum katliamlarinin tertiplenmesinde ABD büyükelçiliginden bazi görevlilerin yer aldigini, hatta aktif olarak bazi eylemlere katildigini iddia ediyor. Bu olaylarda CIA'nin parmagi vardir diyor.
Durusma yargici, Sanik Mahmut Kök'ün sözünü keserek, "Vardir tabii, CIA'nin da, KGB'nin de, SAVAK'in da parmagi vardir. Herkes kullanmak ister, önemli olan kullandirilmamaktir." Yargiç, saniktan bu açiklamalarin ve istemini yazili çolarak Mahkeme Heyeti'ne gelecek durusmada sunmasini istedi."
26.12.1982 tarihli Günes gazetesinde ise sanik Mahmut Kök, bu olaylara adi karisan ABD elçiliginden su görevlilerin isimlerini yazili olarak mahkemeye veriyor: "1978-1980 yillarinda görev yapan Müstesar Mr. Roberts, 1. Sekreter Alexander Robert Beck, 2. Sekreter Gene Christy, 3. Sekreter Engenie Price.
Mahmut Kök, 1979'da ABD elçiliginde görevli sekreterlerden Fugenie Price ve Alexander Robert Beck'in Alevi köylerinde arastirma yaptigi için sinirdisi edildigini de söylüyor.
Bilmem durusmada idam istemi ile yargilanan Dev-Yol Davasi saniginin verdigi bilgiler sizler için bir anlam ifade etti mi? Maras olaylari sirasinda vali yerine vekaleten bugünkü ABD yanlisi AKP Hükümetinin Içisleri Bakani Abdülkadir Aksu'nun olmasida galiba bir tesadüfün sonucu olsa gerekir. Tabi gerek o dönemde yani Maras, Sivas ve Çorum Olaylari sirasinda gerekse 2. Sivas olaylari sirasinda CHP'nin hükümette ama eli kolu bagli olmasinin da bir anlami olmalidir.
Mahkeme dosyalarinda buna benzer yüzlerce belge var. Bu konularla ilgili bir dizi kitap yayinlandi. Bugün baktigimizda 1980'den günümüze aradan 26 yil geçmis. Yani bu olaylardan sonra doganlar bugün 26 yasindalar. Peki ne yapacagiz MHP ile kan davasi mi güdecegiz. Kimin biti kanlanirsa saldiriya mi geçecek. Yada taraflari yeni büyük emperyal güçlerin kullanacagi günü mü bekleyecegiz. O zaman hemen baltalari çikarip birbirimize saldiracak miyiz?
Bugün Devlet Bahçeli yönetimindeki MHP, ABD ye karsi ulusalci bir tavir aliyor. 1980 öncesi bazi iddialarda; ABD elemanlari "MHP'de cirit atardi" denirdi. Ama simdi ABD elçisi bile Genel Merkez'den habersiz Sincan ilçe teskilatini ziyaret edemedi. Devlet Bahçeli ile görüsmek isteyen ABD büyükelçisine Sayin Bahçeli'nin yaniti su oldu: Evet görüselim. Devletime, Disisleri Bakanligina haber verelim. Görüsme tutanaklarinida görüsmeden sonra Disisleri Bakanligi'na teslim edelim dedi. Galiba yetkili görüsmeden vazgeçti.
MHP'nin; Kibris Politikasinda, Kuzey Irak-Kerkük ve PKK , AB meselesinde CHP, DYP, DSP'den ANAP Isçi Partisi, Cumhuriyet Gazetesi ve Ulusalci adi verilen kesimlerden siyasi olarak bir farki yok. O zaman bazi Alevi kisilerin veya kurum yöneticilerinin Kayseri-Tekir Yaylasindaki MHP'nin Alevilere zeytin dali uzatmasindan rahatsiz olmanin mantigini manlamak zor. Geçmiste iki tarafinda istemedigi aci olaylar yasandi. Peki bunu kan davasi olarak mi görecegiz. "Yesil Kusak Projesi" döneminde izlenen siyasete yada "Soguk Savas" dönemi siyasetine figüran olmaya devam mi edecegiz. Birilerinin tekrar bizi kullanacaklari günümü bekleyecegiz.
Anadolu'da güzel bir söz vardir. Böyle durumlari çok güzel ifade eder. Anadolu'da birbiri ile kavgali, kinli, biçakli aileler, itibarli komsular tarafindan baristirilir. Kan davasi olan, yillarca süren kinlere son verilir. Kurbanlar kesilir, sölenler verilir. Iste o zaman iki tarafada su söz söylenir; "Kani kanla yikamazlar. Kani suyla yikarlar." Iki taraf baristirilir. Bu barisin kaliciliginin saglanmasi içinde taraflar birbiri ile akraba olsun diye ya kirve yapilir. Ya da kiz alip verilir hisim akraba olunur. Olaya biraz böyle bakmak gerekir. Alevilerin toplumsal olarak düsmana ihtiyaci yok. Bizleri geçmiste oldugu gibi gelecektede birbirimize karsi kullanilmasini istemiyorsak "kan davasi"na son vermeliyiz. Türkün Türke düsman olmasini Türkü sevenler degil ancak onlarin düsmanlari isteyebilir. Gün, ulusumuzun birbirine baris ile kardeslikle siki siki sarilmasi günüdür.
Bakin 2. Dünya Savasinda Hitler'in çikardigi savas sonucu 65 milyon insan öldü. Bir o kadari da sakat kaldi. Yerinden yurdundan oldu. Dünyanin haritasi yeniden yapildi. Bu savas karsisinda Sosyalist Sovyetler Birligi ile Kapitalist ABD, Ingiltere, Fransa ve diger Avrupa devletleri ayni cephede ortak düsmana karsi savastilar. Hitler'e karsi Komünizm ile Kapitalist dünya birlesti. Yani Amerika, Fransa, Ingiltere v.s. Rusya Hitler'e karsi birlesti. Ve baris saglandi. Yanlis mi yapildi?
Dün birbiri ile savasan uluslar devletler bugün ortak bir devlet kurmak AB çatisi altinda biraraya gelmek için olagandisi çaba gösteriyorlar. Birbirine karsi kan davasi gütmüyorlar. Çoktan baristilar.
Dünyadaki ve bölgemizdeki siyasallasma süreci böyle giderse belkide yakin gelecekte CHP, DSP, ANAP, DYP, IP gibi parti ve düsünce gruplari MHP ile ortak cephede yer alacaktir. Ulusal çikarlar bunu gerektirebilir. Bu yaklasimin uçlari simdiden gözüktü. Bundan on gün önce Divrigi'ne giden CHP genel baskani ni MHP Il örgütü karsiladi çiçek verdi ve ugurlama törenine katildilar. Bu durumdan Deniz Baykal'da parti örgütü de oldukça memnun görünüyordu. Gazeteciler bu kez CHP ilçe örgütüne ilçeniz Divrigi'ne MHP genel baskani Devlet Bahçeli gelirse siz de karsilamaya katilirmisiniz diye soru sormus. CHP ilçe yetkilileri de "elbette" benimseyerek yapabilecekleri cevabini verirler. Demek ki hayat devam ediyor. Dis politikada bir kural vardir. Hiç bir devletin degismez dostlari ve degismez düsmanlari olmaz. Degismez menfaatler söz konusudur. Türk ulusunun ortak çikarlari her bireyin menfaatinden, gururundan v.s. daha önemlidir. Ulusumuzun ve ülkemizin çikarlari her seyin üstündedir.
Toplumlarin tarihinde de kötü olaylar olur. Ama bunu kine, intikama, kan davasina dönüstürürsek yeryüzünde baris olmaz. Baris fikri belkide barisin oldugu yerde çok anlamli olmayabilir. Baris kavganin oldugu yerde çok daha anlamlidir. Bugün toplumumuza baktigimizda 1980 öncesine göre tüm toplum ve onlarda yansiyan siyasi-ideolojik özellikler degismistir. Dünya konjoktörüne bagli olarak ülkelerdeki toplumsal kümelenmelerde degismistir.
Aleviler'in tarihine baktigimizda Alevilere siddet içeren saldirilar daha çok Safii Kürtlerden gelmistir. Yavuz-Safevi çatismasinda "40 bin Alevinin "katli vaciptir." fetvasini veren seyhülislamlar Safi kökenli Seyhülislamlardir. Bizim Alevi büyüklerimizin; "Safiiler bizim kanimizi içseler doymazlar" tümcesini bir atasözü gibi her bölgede yüzyillardir dededen, babaya-babadan toruna söylenmesi bosuna söylenmis bir söz degildir. Bugün MHP'ye düsman olunmasinin sebebi Alevilere 1980 öncesi yapilanlardan kaynaklaniyorsa, o zaman tarihte Alevilerin toplumsal kirimina sebep olan Kürtleri Alevilerin düsmani mi ilan etmeyi düsünüyorlar? Ben bunu da dogru bulmam. Atalarimiz ne demis: Keskin sirke küpüne zarar verir.
Son yillarda Tunceli'de 30 Temmuz tarihinde Munzur Festivali düzenlenir. Böylece binlerce kisi Tunceli'yi ziyaret eder esnaftan, alis-veris yapar etkinlikler yapilir. Bundan 3 yil önceki festivali Vali ile CHP li Belediye Baskanligi düzenliyordu. Festival masraflari için varsil Tunceliler gereken bagisi vermeyince bu kez o sirada Basbakan yardimcisi, Devlet Bakani ve fonlardan sorumlu bakan olarak Devlet Bahçeli'ye Valilik ve Belediye Baskanligi yardim için basvuruyor. Devlet Bahçeli'de bir miktar festival masrafi için yardim veriyor.
Festival sirasinda Devlet Bahçeli'ye tesekkür için küçük bir bez afis Tunceli'de bir meydana asilinca, bazi guruplar bunu bahane ederek olay çikardilar. Yüzlerce HADEP'li Diyarbakir'dan araba konvoyu ile gelip bu nedenle MHP'yi protesto ettiler. Hatta az kalsin Il Asayis Komutani Korgeneral Dursun Bak'in arabasi Munzur Deresi'ne atilacakti.
Ayni Devlet Bahçeli bu olaydan alti ay önce Diyarbakir'i Basbakan Yardimcisi olarak ziyaret etti. HADEP'li Belediye Baskani Diyarbakir'da Devlet Bahçeli'yi karsilamak için üst üste serilmis 3 katli kirmizi haliyi yollara dösedi. Üç gün boyunca Devlet Bahçeli'ye ziyafetler çekildi. HADEP'li Belediye Baskani; Türkiye'yi ve Türkleri ne kadar çok sevdigini bu firsattan bizzat Devlet Bahçeli'ye arz ettiler.
Peki HADEP'lilerin Diyarbakir'da MHP'ye tavrina ne demeli ayni HADEP'lilerin Tuncelileri provake ederek Tunceli'de MHP'ye karsi yaptiklarina ne demeli? Bugün Erciyeste-Tekir Yaylasi'nda Aleviler'e açilim yaptigi için MHP'ye öfkelenen Aleviler acaba sözünü ettigim Diyarbakir veTunceli Munzur Festivali'nde MHP'ye Kürt kardeslerin tavrina ne diyorlar? Acaba geçmiste oldugu gibi günümüzde de bazi Alevi kardeslerimiz farkina varmadan baskasinin trenine biniyor olmasinlar!
Biz bugüne kadar MHP'liler Türkçü ise esasen Alevilige sahip çikmalilar. Tarihte ve günümüzde Türk kültürünü yasatan Aleviler olmustur diyorduk. MHP'liler hem Türkçü olup hem de hatali olarak Alevi karsiti olmalarini elestiriyorduk. Simdi ise MHP'liler söyle yada böyle 1980'den günümüze 26 yil geçmis. Düsünmüsler, tasinmislar Alevilere zeytin dali uzatmislar. Alevilere; 500.000 kisilik dev bir kitle önünde ciddi bir açilim yapiyorlar. Bu tarihsel olarak ta, sosyolojik olarak ta, siyasal olarak ta ciddi bir olaydir. Tarihsel önemi olan bir olaydir. Olay bazilarinin ifade ettigi gibi; MHP Alevilere gülücük dagitarak seçimler yaklastigi için oy isteyecekler mantigi ile izah edilemeyecek kadar ciddi bir olaydir.
MHP'liler Alevilere kötü davranmis elestiriliyor. Onlarda simdi iyi davranmaya karar vermisler. Bu kez niye iyi davraniyorlar diye elestiriliyor. Peki MHP'liler ne yapsin. Bu hirsiz fikrasina döndü. Çocuk, Nasreddin Hoca'ya diyor ki; baba hirsizi yakaladim. Ne yapayim. O da getir diyor. Ama baba gelmiyor diyor. O zaman birak diyor. Baba birakiyorum. Gitmiyor diyor.
MHP'yi dogru degerlendirmek için eski disketleri bir yana koymaliyiz. Soguk Savas bitti. Iki Süper Devlet yok. Yesil Kusak Projesi Büyük Ortadogu Projesi ile örtüstü. Bu cografyada sag-sol çatismasi ile tarihten gelen mezhep çatismasini egemen güçler her zaman sicak savasa dönüstürebilirler. Alevilerin düsmana ihtiyaci yok. Alevilerin %95'i Türkmen. MHP'de Türkçü bir siyasi parti oldugunu savunuyor. O zaman neden düsman olalim. Türklerin ulusal menfaatleri her türlü çikarin üstünde ise hiçbir sahsi çikar ulusal çikarlarimizdan daha önemli degilse o zaman Kuvayi-Milliye çatisi altinda Kurtulus Savasi'nda oldugu gibi simdi de ulusal kurtulus savasimizin ölümsüz önderinin komutasinda Alevi-Sünni neden birlikte olunmasin. Tekir Yaylasi Kurultayinda Aleviler ile ilgili olarak MHP Genel Baskan Yardimcisi Faruk Bal: "Geçmisi bir yana birakmak lazim." diyorsa, hayir birakmayalim. Kavga mi edelim diyelim. Erciyes-Tekir Yaylasi'ndaki Zafer Kurultayindaki MHP'nin açilimi tarihsel öneme sahip bir olaydir. Alevi-Sünni tüm Türkmenler bu çagriyi degerlendirmelidirler. Farkli düsünsel tercihlerimiz olsa da farkli inançsal tercihlerimiz olsa da Türk ulusunun fertlerinin birbirine düsman olacak, kavga edecek lüksü yoktur. Bunun tarih önünde büyük vebali vardir.

 
 
Dedeler
 


Izzettin Dogan

Sinasi Koc

Haydar Samut

Niyazi Bozdogan

Kamber Kutlu

Ismail Aslandogan

Mahmut Doganoglu

Mustafa Aklibasinda

Veliyettin Ulusoy

Dernekler
 

Lubeck Alevi Kultur Burosu
HAMM ve Cevresi Alevi Kultur Birligi
KOLN Haci Bektas Veli Kultur Tanitim Dernegi
HARBURG Alevi Kultur Birligi
Stuttgart Alevi Kultur Merkezi
Hollanda Aleviler Birligi
Viyana Alevi Kultur Dernegi
Bak-Der Igdeli - Hannover

Konsolosluk Bilgileri
  Askerlik
Dogum
Evlilik
Olum
Pasaport
Pembe Kart
Telefon Numaralari
Vatandaslik
Vekalet
Esya Goturme
Vize Bilgileri
Anasayfa - Yazarlar - Siirler - Deyisler - Arsiv - Tanitim - Iletisim - E-mail - Linkler
20.11.2004 tarihinden itibaren : Tasarim: M. Ali Oksuz