Gercek Ilim
Alevi Birlikleri Yayin Organi

AnaiayfaForumYazarlarSiirlerDeyislerArsivTanitimIletisimLinkler
 

Biz Kimiz?
Ilk Kurucular
Alevilik Nedir?
Aleviligin Kurumlari
Guzel Sozler
Hz. Ali'den Ozdeyisler
Kirklar Meclisi

Alevilikte
 

On Iki Imam
Dort Kapi Kirk Makam
On Iki Hizmet
Dedelik Makami
Post Dedesinin Vasiflari
Cem
Musahiplik
Muzik
Dar
Duskunluk
Semah
Dualar
Edebiyat
Kerbela Vakasi
Kerbela ve Takvim
Kerbela Mahser Gunu
Yedi Ulular
Kutsal Gunler
Kurban
Hizir Kulturu
Oruc - Namaz
Cenaze
Nikah
Kadin
Genclik

Hukuk Kosesi
  Aile Birlesimi
Emeklilik
Onemli Linkler
  Alevi Yol
Dr. Ismail Engin
Cem Vakfi
Cem Radyo
Alevi Bektasi Federasyonu
HDF Almanya
Pirsultan.net
Yazarlarimiz
 

Muhiin Cevahir
Zulfikar Yalcinkaya
Ali Sefa
Musa Dikman
Hatice Eldeniz
Haydar Oztoprak
Ali Yakar

Konuk Yazarlar
  Ali Serdar Polat
Murtaza Demir
Ahmet Altan
Ismail Onarli
Mustafa Tosun

Metin Gulbol
Seyyit Miktat Guler
 
Sevgili Grup Üyeleri

Hakk Muhammed Alî Yolu'na riyadan arınarak bağlanan sevgili canlar
Tümünüze Aşk-ı niyazlarımı sunarım.
Üç-beş günden bu yana sitemizde anlamsız bir tartışma sürdürülmektedir. Tartışmanın bir yanı MHP'lilerin Erciyes Dağı'nda semah dönmelerine ifrit olurken, öteki yanı "ne var bunda" demektedir.
Biz Bektâşî Fukaraları (VATAN SAVUNMASI HARİÇ) politika ile uğraşmaktan pek hoşlanmayız. Bu nedenle böyle bir tartışmanın içine girmek istemiyordum. Ama tartışma nın bir yanı sınırı çok aştığı için karışmak zorunda kaldım. Bu nedenle YOL'a içtenlikle bağlı olan can kardeşlerimden bağışlanmamı dilerim.
Tartışanların her iki yanı da, bir şeyi göz ardı etmektedirler: Bizim semahlarımız seyirlik oyunu değildir.
Hacı Bektâş Velî'nin buyruğu ile" Semahımız oyuncak değildir". Oyuncak olmadığı için de her yerde, hele hele iktidarı kapmak ve kapılan iktidardan çöplenmek isteyenlerin şölenlerinde asla yapılmaz ve de yapılmamalıdır.
O; Hakk Muhammed Alî'nin, On iki İmamların, On yedi kemerbestegânların, biri kirk kırkı bir olanların, manevi huzurunda dönülür. Bu dönüş bir raks değildir. Dönenleri ve izleyenleri Tanrı'ya ulaştıran bir ibadet biçimidir.
Hepimiz Alevîlik adına konuşuyoruz ama bunu söylemiyoruz ya da söylenmesi gerektiğini anımsayamıyoruz.
GELELİM İŞİN SİYASİ BOYUTUNA:
Siyaset insanları yönetme ve yönlendirme sanatıdır ve iktidar olmak için yapılır. İLKELERDEN ÖDÜN VERMEMEK KOŞULU İLE , sorumlu politikacı dün hasım (düşman ) oldukları ile yarın dostluk kurup ittifaklar yapabilir.
Siyaset asla ve asla kan davası zihniyeti ile yapılmaz. Değişen koşullarla karşılaştığımız zaman dostlarımızı ve hasımlarımızı değiştirebilir ve yeni yeni ittifaklar kurabiliriz. Bu yaklaşımın ahlâk dışılıkla, yiğitlikle veya geçmişe ihanetle hiç ilgisi yoktur. Bu yargımı kendi tarihimizden iki örnekle açıklayayım:
Biz Türkler 17. yüzyıldan 20. yüz yılın başına değin Ruslarla savaştık. Bu savaşlarda çok kanlar döküldü. Ama 1919'da Bolşevik Rusya ile, emperyalizme karşı müttefik olduk. Bolşeviklerin desteği olmasa idi Ulusal Kurtuluş Savaşımızı kazanmamız nerdeyse olanaksızdı.
Yüce Atatürk'ün ulusallığından şüphe etmek, bilgisizlik değilse aptallıktır. Ama o büyük ulusal demokratik devrimci Kafkaslarda ve Azerbaycan'da, Türk'ün bağımsız devlet kurmasına karşı çıktı. Kazım Karabekir Paşa'ya yazdığı mektupta, " Bolşeviklerle aramızda set kurulmak isteniyor, buna şiddetle karşı çıkalım, eğer İngiliz'in bu oyununa göz yumarsak savaşı kaybedebiliriz" demiştir. Atatürk, mazlum ulusların bu arada da tüm Türklerin umut kapısını kapatmamak, yani Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasını engellememek için öz kardeşlerinin bağımsızlığına karşı çıkmıştır. Fakîr'e inanmayanlar Büyük Nutkun (Söylevin) birinci cildine ve belgeler bölümüne bakabilirler.
Gelelim MHP sorununa:
Bu yıl Fakîr'i Afyonkarahisar- Şuhud- Kayabelen kasabası'nda yapılan bir törene konuşmacı olarak çağırdılar. Orada 8-10 bin izleyici vardı ve bunların nerdeyse tama yakını Alevi/ Bektâşî inançlı canlardı. Bu insanlar şunları şiddetle alkışlıyorlardı: Bayrak, Türk, Atatürk… TRT'nin bayan türkücülerinden birisi, " Hoş gelişler ola Mustafa Kemâl Paşa" diye başlayan türküyü halkın şiddetli ve ısrarlı isteği üzerine 10- 15 dakika ve üç-beş kez yinelemek zorunda kaldı. Koca alan " bir daha !Bir Daha!" inliyordu.
16 Ağustos 2006 günü Hacıbektaş'ta Sevgili Miyase İLKNUR, Hacı Bektâş Barış ve Dostluk Ödülü'ne layık olması nedeni ile güzel bir konuşma yaptı. Bu konuşmanın en çok alkış toplayan bölümü " Bu ödüle ben değil Atatürk layıktır" sözleri idi. Bu sözler alanda bulunan binler tarafından ayakta dakikalarca alkışlandı.
Bu gün Anadolu ve Trakya'da hangi Alevî/ Bektaşî köy veya kasabasına gidin mezarlıkta bir Türk bayrağı görürsünüz. Bu bayrağın altında emperyalizmin uşakları tarafından, genç yaşında sehid edilen, bir can yatmaktadır.
Bu örneklerden hangi sonuca varacağız: Türkiye'de yaşayan Alevî/ Bektâşîleri milletten, bayraktan, Atatürk'ten ayıramazsınız. Ayırırsanız onları yanlışa gitmeye zorlarsınız.

Bu açıklamalardan sonra şimdi soruyorum?
Acaba insanlarımızı (Özellikle Alevîleri) MHP'ye yönlendiren Cemal ŞENER midir? Yoksa bayrak, Türk, Vatan, Atatürk sözcüklerinden, kırmızı görmüş boğa gibi ürken, Alevîliği İslâmın dışında gören, insanlığın büyük ve tek evlâdı Hz. Alî'yi Arap olmakla suçlayanlar mıdır?
Sevgili dostlar şu anda özellikle Orta Anadolu ve Batı'da Alevî köy ve kentlerinde MHP'ye karşı eski düşmanlık kalkmakta veya kalkma yolundadır.
Üzerine düşen görevi, namusluca yapmaya çalışan Cemal Şener'i suçlayacağınıza, bu değişimin sebebini araştırın. Bunun suçlularını bulunca da, " bu bizdendir diye" onlara asla hoşgörü göstermeyin.
Alevî/ Bektâşîler MHP'ye Dostça Yaklaşmalı mı?
Türkiye ABD ve AB kıskacının içine düşmüş, hızla bölünmeye, iç savaşa doğru gitmektedir. Bu gidişi durdurmanın tek yolu, TIPKI MİLLİ MÜCADELEDE OLDUĞU GİBİ, Alevî- Sünnî- Türk- Kürt- Çerkez- Boşnak vb. tüm insanların birleşmesidir. Türkiye 1980 önceki yapay çelişkiyi aşmıştır. O günlerde insanlar sağ- sol diye ayrışmışlardı. Saflaşmalar bu eksende yapılıyordu. Maraş, Çorum, Yozgat, Sivas kıyımları bu saflaşmadan doğmuştu. Namuslu insanlardan dökülen kanlarda MHP'nin önemli oranda parmağı vardı. MHP ve MHP'liler KONTR-GERİLLA'nın güdümüne girerek bu suçları işliyorlardı. Tıpkı solda yer alan bazılarının durumu gibi…
30 yıl boyunca yaşadığımız acı olaylar MHP'yi değil MHP'lileri de, bizleri de eğitmiştir. Bu nedenle, acıyı bal eyleyip, vatanımızın ve ulusumuzun hatırı için tüm vatanseverlerle omuz omuza vermek zorundayız.
Peki MHP Nasıl Bir Parti?
MHP'nin kurmayları, son on yılda çok kötü bir sınav verdiler.
Birinci suçları ABD'nin Türkiye'deki operasyonuna alet olmak, yani 3 Kasım Seçimlerinin yapılmasına, Ecevit'in yalvarıp yakarmasına karşın, alet olmaktır.
İkinci suçları Avrupa Birliği macerasına öncülük etmek ve bu saçmalığı da hala devam etmek.
Türkiye'yi bağımlılığa, hatta köleliğe zorlayan IMF'ye tavır koymamak.
TÜRK- İSLÂM sentezi saçmalğını terk ettiğini açıklamamak.
Türkiye'nin ittifak kuracağı ülkelere, örneğin Rusya, Çin, İran, Suriye, Hindistan gibi, düşmanlık gütmek. Bağımsızlık savaşı verecek olan Türkiye'yi mazlum uluslardan soyutlamayı politika haline getirmek.
MHP yukarıda özetle saydığım, artırılması olanaklı hatalarından vaz geçerse, onların bu vaz geçmesinde samimi olduklarına inanırsam, oyumu MHP'ye veririm ve verilmesini de savunurum.
Kırdığım olduysa bağışlanmamı dilerim.
Hakk Yolu'na, Ulusumuza ve Vatanımıza içtenlikle bağlı olanların yardımcısı Allah Muhammed Alî olsun!
Gerçeğe Hü!
Şakir Keçeli

 
 
Dedeler
 


Izzettin Dogan

Sinasi Koc

Haydar Samut

Niyazi Bozdogan

Kamber Kutlu

Ismail Aslandogan

Mahmut Doganoglu

Mustafa Aklibasinda

Veliyettin Ulusoy

Dernekler
 

Lubeck Alevi Kultur Burosu
HAMM ve Cevresi Alevi Kultur Birligi
KOLN Haci Bektas Veli Kultur Tanitim Dernegi
HARBURG Alevi Kultur Birligi
Stuttgart Alevi Kultur Merkezi
Hollanda Aleviler Birligi
Viyana Alevi Kultur Dernegi
Bak-Der Igdeli - Hannover

Konsolosluk Bilgileri
  Askerlik
Dogum
Evlilik
Olum
Pasaport
Pembe Kart
Telefon Numaralari
Vatandaslik
Vekalet
Esya Goturme
Vize Bilgileri
Anasayfa - Yazarlar - Siirler - Deyisler - Arsiv - Tanitim - Iletisim - E-mail - Linkler
20.11.2004 tarihinden itibaren : Tasarim: M. Ali Oksuz