Gercek Ilim
Alevi Birlikleri Yayin Organi

AnaiayfaForumYazarlarSiirlerDeyislerArsivTanitimIletisimLinkler
 

Biz Kimiz?
Ilk Kurucular
Alevilik Nedir?
Aleviligin Kurumlari
Guzel Sozler
Hz. Ali'den Ozdeyisler
Kirklar Meclisi

Alevilikte
 

On Iki Imam
Dort Kapi Kirk Makam
On Iki Hizmet
Dedelik Makami
Post Dedesinin Vasiflari
Cem
Musahiplik
Muzik
Dar
Duskunluk
Semah
Dualar
Edebiyat
Kerbela Vakasi
Kerbela ve Takvim
Kerbela Mahser Gunu
Yedi Ulular
Kutsal Gunler
Kurban
Hizir Kulturu
Oruc - Namaz
Cenaze
Nikah
Kadin
Genclik

Hukuk Kosesi
  Aile Birlesimi
Emeklilik
Onemli Linkler
  Alevi Yol
Dr. Ismail Engin
Cem Vakfi
Cem Radyo
Alevi Bektasi Federasyonu
HDF Almanya
Pirsultan.net
Yazarlarimiz
 

Muhiin Cevahir
Zulfikar Yalcinkaya
Ali Sefa
Musa Dikman
Hatice Eldeniz
Haydar Oztoprak
Ali Yakar

Konuk Yazarlar
  Ali Serdar Polat
Murtaza Demir
Ahmet Altan
Ismail Onarli
Mustafa Tosun

Metin Gulbol
Seyyit Miktat Guler
 
TARIHE YOLCULUK - 3
BOGOMILLER = HAKDOSTLARI

Bundan onceki bolumlerde gordugumuz gibi, eski Anadolu dininden olanlar Bizans doneminde 3 kez surgun edilmislerdi

1) İV. Konstantin zamaninda 678-685
2) Divrigi Kalesi dustukten sonra 873-874
3) 970 yilinda Surgun yerleri Bati Anadolu ve Trakya'daki Filibe, Rodop bolgeleri idi.

Bizans İmparatoru adina Divrigi Devleti ile baris gorusmelerinde bulunan Sicilyali Peter, raporunda, Krizoher'in Trakya'da surgunde olan Anadolu dini topluluguna dervisler gonderdigini yaziyor. Demek ki bu din mensuplari arasinda iliski devam etmis.

Bogomili adindaki Anadolu dini dervisinin faaliyetlerinden endiselenen Bulgaristan Cari Peter (927-969), Ortodoks Patrigi'ne mektup yazarak onu uyardi.

Balkanlardaki surgun Anadolu dini mensuplari, bu kisinin adi ile BOGOMİLLER olarak tarihe gectiler. Bulgarca bir sozcuk olan Bogomil'in anlami HAKDOSTU'dur.

977 tarihinde Papaz Kosmas yazdigi bir risalede Hakdostlari'ni, Bizanslilarin yapmakta oldugu gibi ve sonradan Osmanlilarin da Alevilere yapacaklari gibi, sapiklikla sucladi ve Ortodoks Kilisesi'ni onlem almadigi icin elestirdi.

1045 tarihinde Otumius (Euthymius) Bizansli yetkililere gonderdigi unlu mektubunda, Hakdostlarinin yola giris torenlerini ayrintili olarak anlatti. Bu toren, Alevilerin ikrar cemi ile cok buyuk benzerlik gostermektedir. Mektuba gore, nefeslerin okundugu bir toren ile ikrar vererek yola giren talip, ancak uzun bir egitim doneminden sonra inanisin ozune ulasabiliyordu. Yani bir cesit ayin-i cem tarif ediliyor.

Hristiyanlik ogretisini yasadigi donemde en iyi bilen din adami olarak taninan Ziebenus'un yazdiklarina gore, Hakdostlari, ikrar cemi ile yola aldiklari taliplere, ilk asamada, kendilerinin Hristiyan olduklarini soylerlerdi. Ancak ilerleyen asamalarda, talibin egitim ve olgunluk duzeyine uygun olarak, sirlar kendisine aciklanir, kiliseye ve Ortodoks inancina ait ne varsa terk edilirdi. Ama tum Hakdostlari, her yerde, kendilerinin gercek Hristiyanlar olduklarini beyan ederlerdi. (Takiye).

Hakdostlari, kendi inanislarinin aslini, ehil olmayan kendi yandaslarina bile aciklamamislardi. Bizanslilara gore bu sapkinlar, Anadolu'daki aliskanliklarini surgunde olduklari Trakya'da da devam ettiriyorlar, dinsel torenleri esnasinda mumlari sondurerek cinsel sapkinliklar yapiyorlardi.

İmparator İ. Aleksios Komnenos'un (1081-1118) kizi Anna Komnenos, babasinin donemini anlattigi kitabinda Hakdostlari'ndan soyle bahseder:

"Hakdostlarinin sapik inanci hakkinda tam bir aciklama yapmak isterdim ama, guzel Sapho'nun dedigi gibi 'Utanc beni engelliyor'. Cunku her ne kadar tarihci isem de, ben bir kadinim... Hakdostlari sapkinliginin tam bir aciklamasini yazmak icin duydugum istege ragmen, dilimi kirletmemek icin bundan geri duruyorum."
(Anna Komnena, Alexiad, Malazgirt'in Sonrasi, İnkilap Kitabevi 1966, sayfa 510)

Bizans, icinde bulundugu durum dolayisiyla, 11. Yuzyil boyunca, Bogomil inancinin Balkanlar'da genislemesinin onune gecebilecek onlemler alamadi. Cunku Bizans bu cagda kuzeyde Pecenekler ve batida Normanlar ile surekli savas halinde idi ve Malazgirt'te de yenilmislerdi. 50 yil icinde 13 imparator degisti ve uzun donemli siyasetler uygulanamadi.

Bogomiller Balkanlar'da mutevazi bir sekilde inanclarini yasiyorlardi. İktidar ve devlet arzulari yoktu.

"Gecekten o zamana degin bu halk, ulkesinde kendi halinde yasamakta idi ve henuz ne talana, ne de baska bir eskiyaliga koyulmustu...

Ama Bizans'i korkutan bir sohretleri vardi. Divrigi devleti, Karbeas ve Krizoher (Battal Gazi) bir karabasan gibi akillardaydi. Onun icin Bizans İmparatoru İ. Aleksios, onlarla dogrudan savasi goze alamadi.

"Bu adamlarin yamanligini, ayrica savaslarda ve catismalarda gosterdikleri gozupekligi bildigi icin, İmparator, (uzerlerine yururse) onlarin umutsuzluga duserek korkunc bir karsilik tasarlamalarindan korkuyordu...

Bu korku icindeki imparator, Hakdostlarinin ileri gelenlerini dostluk gosterisi icinde bir solene davet etti ve gelenlerin kimini katletti, kimini zindana atti. (İlerde, 1240 yilinda Anadolu Selcuklu Sultani İİ. Keyhusrev de, ortada hicbir sey yokken, Anadolu Bogomillerinin (Kizilbaslarin) onderi Baba İlyas'i katlederek Babai ayaklanmasina zemin hazirlayacakti.)

Anna, babasinin yaptigi bu haksiz uygulamalari anlatmaya soyle devam ediyor:

"...ardindan onlarin mallarina el koydu ve... askerlerine dagitti. Yapilacak son isle gorevlendirilenler, tutuklularin kadinlarini evlerinden almak uzere cikip ise koyuldular ve kadinlari ic kaleye kapattilar...
(Anna Komnena, Alexiad, Malazgirt'in Sonrasi, İnkilap Kitabevi 1966, sayfa 179)

Bu saldiri uzerine Bogomiller Traulos onderliginde ayaklandilar ve Bizans uzerine akinlar yapmaya basladilar. İmparator, Traulos'a mektup yazarak baris istedi. Ama Hakdostlari, ona guven duymuyorlardi. İmparator bu defa Hakdostlari icinden adam satin alarak isyani durdurma taktigi uyguladi. Kizi Anna bu taktigi soyle anlatiyor:

"...(İmparator), askeri harekat yerine peygamberce bir savasa giristi... (Bize donenler icinde) en onemli kisilere buyuk armaganlar verildi. " (sayfa 474-477)

İmparator, İstanbul'da gizli bir Bogomil ocaginin varligini ogrendikten sonra bu ocagin taliplerinden Diblatius'u tutuklayarak iskence ile konusturur ve ocagin mursidinin Basil adinda ihtiyar bir adam oldugu anlasilir. Aleksios'un casuslari, İmparatorun hak yoluna girmek arzusunda oldugunu soyleyerek Basil'i saraya davet ederler. İmparatorun kizi Anna anlatmaya devam ediyor:

" (İmparator, Basil'e : 'cok saygideger babamiz, ... senin erdemine hayranim; sen yuce din adaminin bana kendi ogretisini anlatip ogretmesini icten dilemekteyim. (sayfa 508)

Anna'nin anlattigina gore, Basil, İmparatora "comez" muamelesi yapar, tum kilise orgutunu ve yonetimini yerin dibine batirir, Ortodoks inancini kotuler, kiliseleri "cinlerin tapinagi" olarak niteler ve "(İsa'nin) bedenini ve kanini kutsayan (ekmek-sarap) torenini ahmaklik" olarak niteler. (sayfa 508)

Basil zindana atildi, ocagin 12 hizmetlisi (Anna'ya gore Apostolos=Resul) bacilari ve ulasilabilen talipleri tutuklandilar.

Din bilgini Ziebenus'un anlattigina gore, Basil, 15 yil ocakta egitim gordukten sonra mursit olmustu, 40 yildir ocagi yonetiyordu, doktordu, tutuklandiginda 70 yasindaydi.
Ona yolundan donmesi halinde bagislanacagi sozu verildi ve dunya nimetleri teklif edildi. Yine Anna anlatiyor:

"..Basil donmedi ve egilmez gercek bir Hakdostu olarak kaldi; onun ateste yakilmakla ve baska iskencelerle tehdit edilmesi bosuna oldu. ...İmparator onu sik sik (zindandan) yanina getirtti ve dininden donmeye tesvik etti; o ise, her kez, imparatorun israrina duyarsiz kaldi." (sayfa 509)

Sultanahmet Meydani'nda odun kutukleriyle buyuk bir ates yakildi. Bir de hac dikildi. Basil'e, son ana kadar hacin yanina yurumesi ve atesten kurtulmasi icin firsat verildi.
Basil uzun boylu ve inceydi. Beyaz biyiklari ve sakali vardi. Bu yasli adam hacin oldugu tarafa bakmadi bile. Kendini dimdik oylece atese birakti.

İstanbul'da Hakdostlari'na yonelik vahset Basil'in diri diri yakilmasi ile sinirli kalmadi. Urfali Mateos onlara yapilan mezalimi soyle naklediyor:

"Bu zamanda İstanbul'da aslen Romali bir rahip olan menfur bir Rafizi turedi... dindar bir sehir olan İstanbul halkinin ufak bir kismini bu Rafizilikle kirletmisti. O, hatta imparator Aleks'in annesini de bu Rafiziligin icine almisti... Dindar imparator Aleks, Rafiziligin basi olan adami ateste yakmak suretiyle idam ettirdi, taraftarlarindan 10,000 kisiyi de okyanus denizinde bogdurdu."
(Urfali Mateos Vekayi-namesi 952-1139 ve Papaz Grigor'un Zeyli 1136-1162,
Ataturk Kultur, Dil ve Tarih Yuksek Kurumu Turk Tarih Kurumu Yayinlari 3.Baski, 2000, sayfa 175

Bu vahset M.S. 1111 yilinda İstanbul'da yasandi.

(Erdogan Cinar, Aleviligin Kayip Bin Yili, 325-1325, Kalkedon Yayinlari sayfa 80-90)

 
 
Dedeler
 


Izzettin Dogan

Sinasi Koc

Haydar Samut

Niyazi Bozdogan

Kamber Kutlu

Ismail Aslandogan

Mahmut Doganoglu

Mustafa Aklibasinda

Veliyettin Ulusoy

Dernekler
 

Lubeck Alevi Kultur Burosu
HAMM ve Cevresi Alevi Kultur Birligi
KOLN Haci Bektas Veli Kultur Tanitim Dernegi
HARBURG Alevi Kultur Birligi
Stuttgart Alevi Kultur Merkezi
Hollanda Aleviler Birligi
Viyana Alevi Kultur Dernegi
Bak-Der Igdeli - Hannover

Konsolosluk Bilgileri
  Askerlik
Dogum
Evlilik
Olum
Pasaport
Pembe Kart
Telefon Numaralari
Vatandaslik
Vekalet
Esya Goturme
Vize Bilgileri
Anasayfa - Yazarlar - Siirler - Deyisler - Arsiv - Tanitim - Iletisim - E-mail - Linkler
20.11.2004 tarihinden itibaren : Tasarim: M. Ali Oksuz