Gercek Ilim
Alevi Birlikleri Yayin Organi

AnaiayfaForumYazarlarSiirlerDeyislerArsivTanitimIletisimLinkler
 

Biz Kimiz?
Ilk Kurucular
Alevilik Nedir?
Aleviligin Kurumlari
Guzel Sozler
Hz. Ali'den Ozdeyisler
Kirklar Meclisi

Alevilikte
 

On Iki Imam
Dort Kapi Kirk Makam
On Iki Hizmet
Dedelik Makami
Post Dedesinin Vasiflari
Cem
Musahiplik
Muzik
Dar
Duskunluk
Semah
Dualar
Edebiyat
Kerbela Vakasi
Kerbela ve Takvim
Kerbela Mahser Gunu
Yedi Ulular
Kutsal Gunler
Kurban
Hizir Kulturu
Oruc - Namaz
Cenaze
Nikah
Kadin
Genclik

Hukuk Kosesi
  Aile Birlesimi
Emeklilik
Onemli Linkler
  Alevi Yol
Dr. Ismail Engin
Cem Vakfi
Cem Radyo
Alevi Bektasi Federasyonu
HDF Almanya
Pirsultan.net
Yazarlarimiz
 

Muhiin Cevahir
Zulfikar Yalcinkaya
Ali Sefa
Musa Dikman
Hatice Eldeniz
Haydar Oztoprak
Ali Yakar

Konuk Yazarlar
  Ali Serdar Polat
Murtaza Demir
Ahmet Altan
Ismail Onarli
Mustafa Tosun

Metin Gulbol
Seyyit Miktat Guler
 
TARIHE YOLCULUK - 4
BOSNA HAKDOSTLARI

Gunahim cok dildeyim
Teslim oldum eldeyim
Ben yolumca yoldayim
Allah eyvallah pirim
Guvenc Abdal

Basil'in yakilmasi ve yandaslarinin denizde bogdurulmasi (MS 1111) olayindan sonraki 40 yil boyunca Bizans arsivlerinde bu inanca ait bilgi yok. 1150 lerdeki kayitlardan, onlarin tekrar orgutlendiklerini anliyoruz. 1203 yilinda 4. Hacli Seferine katilmis olan Latinler Bizans'i isgal etti. İmparator ve Patrik İznik'e kacti. Bizans 4 kralliga bolundu. Kimsenin Hakdostlari ile ugrasacak gucu ve zamani yoktu.

Bu zaman diliminde Trakya'da surgunde olan Hakdostlarindan bir kismi Canakkale Bogazi uzerinden Anadolu'ya gecerek evvelce Corum bolgesinden buraya surulmus olanlarla bir araya geldiler.

Bir kismi yerlerini terk etmeyip Trakya'da kaldilar. Dimetoka 400 yildir bu inancin merkezi gorevini gormustu. Orayi tamamen terk etmek olmazdi.

Bir kismi ise Bati'ya dogru hareket ederek Bosna'ya kadar geldiler. Bosna'da Katolik inanci egemendi. Yonetici prenslere Ban adi veriliyordu. Bunlar da Macar Kralligi'na bagli idiler.

Gerek Bosna'ya gerek Anadolu'ya gecenler Dimetoka merkezi ile baglarini korudular.

Hakdostu inancini kabul eden Bosna Prensi Ban Kulin (1189-1204) zamaninda Dalmacya ve Bosna'da yerlestiler. Corum'dan surgune gonderildiklerinden beri 400 yil gecmisti... Ama inanclarini korumuslardi.

Papa İİİ. İnnosent Macar Krali'na baski yaparak Hakdostlari inancina karsi onlem almasini istedi. Kralin baskilarina dayanamayan Ban Kulin, Bosna ileri gelenleri ve kilise temsilcileri onunde Katoliklige baglilik yemini etti. Ancak inanc sahiplerine baski yapmadi.

Papa, 1204 yilinda olen Ban Kulin'in yerine koyu Katolik ve Hakdostu karsiti bir Ban atadi. Ancak Bosnalilar ayaklanarak Hakdostu inancini benimseyen Ninoslar'i Ban yaptilar. Bu donemde inanclarini Slovenya'ya kadar yaydilar.

Bu gelismelerden telasa dusen Papa İİİ. Honorius (1216-1227) bu yayilmayi kuvvet kullanarak durdurmasi icin Macar Krali İİ. Andros'u ikna etmeye calisti ama sonuc alamadi.


- Sayfa 16 -

Sonraki Papa İX. Gregori, Hirvatistan Duku'nu, Hakdostlarina karsi savas acmasi icin ikna etti. Savas yillarca surdu, Hirvatlar basari kazanamadi.

Papa, Bulgaristan Cari İİ. Asen'in Hakdostlarina gosterdigi hosgoruden de rahatsizlik duyuyordu. Ancak Bulgaristan 1238 de İznik Ortodoks Patrikligine baglandigi icin Papa'nin etki alani disina cikmisti. Papa, 1238 yilinda Macar Krali İV. Bela'ya bir mektup yazarak onun Hakdostlari inancini yok etmek uzere Bulgaristan'a bir Hacli seferi duzenlemesini istedi. Macaristan bu sefer icin hazirlik yaparken, Mogol ordulari Macaristan'i isgal etti. (1241-1242)

HAKDOSTLARİ İNANİSİNİN BATİ AVRUPA'YA YAYİLMASİ

ALMANYA

Hakdostlari inancinin bati Avrupa'da yayilmasinin nedenleri sunlardi:
1-Kendilerine daha guvenli bolgeler arayan Bosnali Hakdostlarindan bir kismi Bati'ya dogru goc etmisti
2-Avrupa'li tuccarlar Dalmacya'da, Hirvatistan'da ve İstanbul'da bu inancla tanismis ve bazilari bu inanci benimsemisti.
3-Hacli Seferleri sirasinda Balkanlar ve Anadolu'da bu inancla karsilasan Hacli askerlerinden bir kismi bu inanca baglandilar.
Gercekten de, 1100 lu yillarda bu inancin gorulmeye baslandigi Bati Avrupa'nin Sanders, Sampanya, Luar Vadisi, Ren bolgesi gibi yerler, Hacli Ordusu'na katilimin en yuksek oldugu yerlerdi.
Hakdostlari 1144 yili civarinda Liej ve Koln'de orgutlu olarak ortaya ciktilar. Hazirliksiz yakalanan Katolik Kilisesi, tedbir almakta gecikmedi.

"1160'da Oksford, 1162'de Flanders, 1167'de ise Burgundu'da toplanan Hristiyan Konsilleri,
'Albigenlerin ve Katharlarin (Hakdostlari orada bu adlarla taniniyorlardi) Divrigi kokenli sapkinlarin ardillari ve uzantilari olduklarini' vurguladi ve onlari lanetledi."
(Seta B. Dedoyan, The Fatimid Armenians, sayfa 38, Brill 1997)

Kilise tarafindan kiskirtilan Hristiyanlar, katliam yapmaya basladilar. 1120'de Suasson'da, 1144'de Koln'de, 1167'de Vazelari'de Hakdostlari linc edilerek oldurulduler.

1163'de Koln'de diri diri atese atilarak yakildilar.
Ren Vadisi'nde yasanan vahsetin bir tanigi olaylardan birini soyle anlatiyor:

"5 Agustos gunu dort adam ve bir kiz cocugu sehrin (Koln) disina cikarilarak yakildilar.
Kiz cocugu eger yanindakilerin ugrayacagi akibetten korksaydi ve kendisine yapilan tavsiyelere uysaydi, halkin sempatisi onu kurtarabilirdi. Fakat o kendisini atese atti ve yanarak oldu"
Sonau'lu Ekbert'in anilarindan
www.mystae.com/restricted/streams/gnosis/cathar.html

- Sayfa 17 -


Kilise, halki Hakdostlari'na karsi kiskirtmak icin yine malum "mum sondu" iftirasini kulaniyordu.
"Bodrumlarda ve cesitli gizli yerlerde toplanirlar ama orada iki cins serbestce karisirlar. Mumlar yakilinca toplulugun arkasinda yatan bir kisiye herkesin onunde ciplak kicli kadinlar teklif edilir. Mum sondurmeden sonra Kaos baslayinca herkes ilk anda zapt edebildigi ile sevismeye baslar." De Nogent 1907
"Bu merasimden sonra lambalar sondurulur ve herkes cinsine bakmadan en igrenc sefahatla ilgili faaliyete baslar... Bu dehsetli is bitince, lambalari yine yakarlar ve herkes yerine doner." Papa İX. Georgius
(İsmail Engin/Havva Engin, Alevilik, Kitap Yayinevi 2004, sayfa 130-131)

Katliamdan kurtulmak icin Mans'i gecerek İngiltere'ye siginan bir gurup ise, Kilise'nin kiskirttigi halk tarafindan kisin en soguk ayinda cirilciplak soyularak buzlarin arasina atildilar ve donarak olduler.

GUNEY FRANSA (OKSİDANYA)

Tum bu agir kayiplara ragmen bazi topluluklar guneye yonelerek Fransa'nin Lombardin ve Langodok bolgelerine ulasmayi basardilar. Burasi Oksidanya diye bilinir. Refah duzeyi yuksek olan bu bolgede halkin kiliseye bagliligi azdi. Burada hosgoru ile karsilandilar.

Hakdostlari, burada Albigenler olarak adlandirildilar. Albi, Latince 'parlak beyaz isik' anlamina gelen Alba kokunden turetilmisti. "İsik insani" anlamina geliyordu. Arastirmaci yazar Erdogan Cinar'a gore, Alevi tanimlamasi da, "isik insani" tanimlamasinin tam karsiligidir. "Alev" kokune "i" aidiyet takisi eklenerek elde edilmistir. Aleve (isiga) ait demektir. 16. yuzyilin sonlarinda Anadolu'da Alevi zumreleri "İsiklar" veya "İsik taifesi" olarak adlandirilirdi. Bu benzerlik gercekten dusundurucudur.

Hosgoru ortamina kapilan Albigenler, 1167 yilinda Tuluz yakinlarinda bir kurultay topladilar. İstanbul'dan gelen gezginci Hakdostu dervisi Niketos, kurultaya baskanlik etti. Bu kurultaydan sonra bircok yerde Albigen ileri gelenleri ile Hristiyan din adamlari halk huzurunda tartismali toplantilar yaptilar. Albigen inanisi ustunluk sagladi, kiliseler cemaatsiz kaldi. Hatta din adamlari dahi kiliseyi terk ettiler.

1198 yilinda Papa olan İİİ. İnnosent, Albigenleri yola getirmek icin Dominik de Guzma'yi (1170-1221) gorevlendirdi, ama basari saglayamadi. 1204 yilinda Aragon Krali'nin onerisi ile, Albigenlerle Katolikler uzlasmak icin bir araya geldiler. Katolik gorevlisi uzlasmaya yanasmadi.

Kilise, uyarilarina ragmen Albigenleri korumaya devam eden Tuluz Kontu'nu aforoz etti. 1208 yilinda Kontun subayi Papa'nin elcisini oldurdu. Papa'nin talebi uzerine Fransa Krali'na bagli Hacli Ordusu guneye indi. Karkason halki, gece gizlice sehri terk edip civar derebeylerinin satolarina siginarak hayatlarini kurtardilar. Kacamayan Beziers halki feci sekilde kilictan gecirildi. Unlu katil Baspapaz Arno Amuari'nin emriyle benzeri gorulmemis bir katliam yasandi.
- Sayfa 18 -


"Kiliclarindan kan damlayan Kuzeyli Baronlar zirhlarini sakirdatarak geldiler ve Baspapaz Arnaut Amuari'nin huzurunda diz vurup sordular:
-Albi sapkinlari coluk cocuk Beziers Katedrali'ne sigindilar. Onlari korumak isteyen dini butun halk Katoligiyle, Yahudisiyle aralarina karismis. Tanri'nin kullarini seytana tapanlardan nasil ayiracagiz Peder?
Albiler'in uzerine Hacli Seferini Roma adina yoneten Baspapaz yanitladi:
-Hepsini oldurun, Tanri kendi kullarini ayirir"
22 Temmuz 1209 ; Beziers
(Mine G. Kirikkanat, Gulun Oteki Adi, Epsilon Yayincilik 2004, sayfa 16)

Baspapazin emriyle bu katliami yapan Monfort, Hacli Ordulari Komutanligi'na atandi. 1210 yilinda Minerva Kalesi dustu. Monfort, kaleye siginmis olan yuzlerce Albigen'i diri diri yakti. 1211 yilinda dusen Larkur'da ise 400 kisi yakildi.

Monfort, Tuluz kusatmasinda bir mancinik tasiyla yaralanarak oldu. Tuluz Kontlugu, guneyden yardima gelen Aragon Kralligi destegi ile kusatmaya direndi. 1216 yilinda Papa olan İİİ. Honorius'un tesviki ile Fransa krali Vİİİ. Lui yeni bir Hacli Seferi baslatti. Tuluz Kontu teslim oldu.

Meydanlarda buyuk ateslerde yakilan Albigenlerin ugradigi zulum bile bu inanci ortadan kaldirmaya yetmeyince, Katolik Kilisesi, Hacli Ordulari'ndan daha vahsi bir kiyim makinesini harekete gecirdi: Engizisyon Mahkemeleri.

Tarihte Engizisyon Mahkemeleri ilk defa Albigenler icin kuruldu. Tum hukuk kurallarinin disinda isleyen, krallarin bile karisamadigi bu mahkemelerin ilk baskani Giyom Arno idi.

Bu mahkemenin cani yargiclari olan papazlar:
" 'Ates Masumlari yakmaz' diyorlardi... Onlara gore atesin yaktigi herkes suclu idi. Bu vahsi tezlerinin dogrulugunu kanitlamak icin kimilerini sadece ateste tutsuleyip birakiyorlardi."
(Mine G. Kirikkanat, Gulun Oteki Adi, Epsilon Yayincilik 2004, sayfa 71)

Oksidanya Halkdostlari (Albigenler) 1230-1240 arasinda en zor donemlerini yasadilar. Tum insanlik tarihi boyunca bu kadar planli, surekli bir zulum o zamana kadar yasanmamisti.

1240 yilinda Oksidanya'da Haclilarin eline gecmeyen sadece Monsegur Kalesi kalmisti. Bu kaleyi Albigenler 1204 yilinda yeniden insa etmislerdi. Yuvarlak hatli eski temeller kullanilmamis, her kosesi dik acili ve altin orana uygun yeni bir plan uygulanmisti. Altin oran, yaratilmis her nesnede bulunan bir mukemmellik olcusudur. Evrenin guzellik orantisidir. Deniz kabugundan cam kozalagina ve insan vucuduna kadar her canlida bulunan altin oranin insan eli ile ilk uygulanisi, Misir'daki Buyuk piramittir. (MO 2800). İste Albigenler, arastirmaci yazar Erdogan Cinar'a gore, anayurtlari Anadolu'dan gelirken uzak gecmise uzanan inanislari ile birlikte bu mimari sirri da beraberlerimde getirmislerdi. (Aleviligin Kayip Bin Yili, sayfa 106).


- Sayfa 19 -


1242 yilinda Engizisyon basyargici Giyom Arno'nun engizisyon yargiclari ile birlikte yeni katliamlar planlamak uzere Tuluz yakinlarinda toplandigini haber alan Monsegur Sovalyesi Piyer Rojer bir baskin duzenleyerek yargiclari baltalarla parcaladi.

Bunun uzerine on bin kisilik Hacli Ordusu 1243 yilinda Monsegur'u kusatti. Kalede yuz kadar savasci, ikiyuz kadar Albigen ve yerli halk yasamaktaydi. Kaledekiler gizli gecitleri kullanarak yiyecek sagliyorlardi. Aralik ayinda Hacli Ordusu, dagi iyi bilen Bask savascilarini kiralayarak burclara 80 metre kadar yaklasti ve manciniklarla kaleye gulle atmaya basladi.

Albigenler, kale kumandanina giderek teslim olmak istediklerini, kendileri yuzunden baska insanlarin olumune razi olmadiklarini bildirdiler. 2 Mart 1244 tarihinde kale kumandani Piyer Rojer, Haclilarla bir anlasma imzaladi. Bu anlasmaya gure:

"- Engizisyon yargiclarini baltalarla parcalayanlar dahil, tum savascilar affedilecek
-Albigen olmadigini beyan eden herkes serbest birakilacak
-Albigenler Engizisyon Mahkemesi ve halkin onunde inanclarindan caydiklarini aciklamalari halinde olumden kurtulacaklar, aksi taktirde atese atilarak diri diri yakilacaklardi."

Haclilar, onlarin atesten korkarak geri cekileceklerini umuyordu. Ama tam aksine, kale halkindan 15 kisi Albigenlere katildilar. 16 Mart sabahi kale teslim oldu. Albigenlerin sayisi 225 kadardi. Bunlar savascilardan ayrildilar, sarp tepeden asagi dogru, onde insan-i kamiller, arkada talipler tutusturulmus saman ve odun yiginina dogru yuruduler.

"...Hacli Ordularinin gumus zirhli sovalyeleri gozlerini egdiler, basit askerler ise buyulenmis gibiydiler. Hacli seferinin dinsel kutsayicisi tilki kadar kurnaz Narbon Piskoposu, havada bir hayranlik solugunun kokusunu aldi. Olume gidenlerden hic olmazsa birine fire verdiremezse eger, bu olaganustu manzaranin babadan ogula kalan bir miras gibi yuzyillarca anlatilacagini sezmisti. Son bir umutla gerilmis yay gibi yerinden firlayarak kostu, ates cemberi ile Albigenler arasina dikildi:
-Durun, durun diyorum size! Bir kez daha dusunun. Aranizdan cayan yok mu hic mezhebinden? Engizisyon kararina ragmen ben, son bir sans taniyorum nedamet getirenlere!
Albigenler duymadi... Albigenler durmadi... Kafileye onculuk eden insan-i kamillerden Bertran Marti, baska bir soruya cevap verir gibi gulumseyerek soylendi:
-Biz hepimiz kardestik.."
Monsegur, 16 Mart 1244
(Mine G. Kirikkanat, Gulun Oteki Adi, Epsilon Yayincilik 2004, sayfa 71)

Atesin uzerine uzatilmis merdivenlere tirmanan Albigenler, kendilerini tek tek alevlerin icine biraktilar.

Onlar Corum'dan, Divrigi Kalesi'nden surgun edilerek Rodop Daglari'na, Filibe'ye gelmisler, buradan da goc edip yayilarak ve yollarinin uzerindeki halklari kendi inanislarina katip buyuyerek Dalmacya ve Bosna uzerinden Almanya'ya Ren Vadisi'ne, oradan da Oksidanya'ya ulasmislar, Monsegur'da, Pirene Daglari eteklerinde yakilan bu ateste kavrulup kul olmuslardi.
- Sayfa 20 -

Bu katliam on sene boyunca devam etti. Bu vahsete dayanamayan yerli halkin ayaklanmalari da Katolik Hacli askerleri tarafindan kanla bastirildi.

Oksidanyali son insan-i kamil 1321 yilinda yakildi.

Onlar hic var olmamis gibi yok olup gitmediler. Onlarin inanci;

"...bugun Fransa'da Pirene Daglari'nin dogu yamaclarinda Tulus kenti cevresinde; on iki sayisinin kutsalligi, karsilasan kisilerin ucer kez opusmesi, insana saygi, belli tapinak yerlerinin (onlarda kilise) olmazlanisi, din adamlarinin bir lokma bir hirka ile yetinmesi, ele, dile, bele baglilik, atesin ve ocagin kutsanmasi vb. olarak yasanmaktadir."
(Nejat Birdogan, Anadolu Aleviligi ve Pir Sultan Abdal,
Pir Sultan Abdal Kultur Dernegi Yayinlari, 1998)

Rahmetli Nejat Birdogan agabeyimizin de belirttigi gibi, bu bolgede halen insanlar kiliseye gitmemekte ve saltanatli kilise hiyerarsisi ragbet gormemektedir. Aynen MS 300 lu yillardan beri Corum basta olmak uzere Anadolu'nun bagrinda tesbit ettigimiz eski Anadolu inanisinda oldugu gibi. Belki de henuz tespit edemedigimiz binlerce yil daha onceden oldugu gibi...

Son zamanlarda, bazi Alevi yurttaslarimizin kandirilarak Hristiyanliga gectiklerini duymaktayiz. Umarim ki, bu bilgiler onlara da ulasir ve onlar nadim olarak bu kararlarindan geri donerler.


OKSİDANYA HALK OZANLARİ

Yedi yuzyil gececek,
Sonra basimizdaki tac
Bir kere daha yesillenecek.
Anon, 13. yuzyil halk ozani


600 lu yillarda, Ortodoks Kilisesi, Anadolu'da yine teror estiriyor, Hristiyanlik oncesi Anadolu dinsel inancina ait yazmalari bulunduranlar agir cezalara carptiriliyordu

"...bulundugu taktirde kitaplarin yakilmasini emrettiler. Kim onlari gizlerse olume mahkum edilecek ve kamu hazinesi tarafindan butun mali kamulastirilacaktir."
(Peter of Sicily, C. Astruc, W. Conus Wolska, J. Goillard, P. Lemerle,
O. Papachrysstonthou, ve J. Paramelle, Precis ed., Tom 4, 1970, s. 69-97)


- Sayfa 21 -


Bunun uzerine Pir Sultan Abdal (Silvanus, MS 653-680) , Cibossa'da (Sivas) Yildiz Dagi yamaclarinda kurdugu dergahinda sozlu gelenegin temellerini atti. İnanis yazi ile degil, artik saz esliginde soz ile aktarilacak ve korunacakti.

MS 870 yilinda Battal Gazi (Krizoher) ile gorusmek icin Divrigi'ye giden Bizans İmparatorluk elcisi Sicilyali Peter, notlarinda bu durumu soyle anlatiyor:

"Silvanus'un gorusleri hala aramizda yasiyor. O sapkin, inanclarini yazi ile degil, sozle aktardi. Boylece sozlerinin, yazilarinin hic degismeden kusaktan kusaga aktarilmasini sagladi."
(Peter of Sicily, Tom 4, ayni sayfalarda)

Boylece Anadolu'da asik gelenegi ve gezici ozanlar donemi basladi.

Avrupa'da ilk gezgin ozanlar, Albigenlerin gelisi ile birlikte Oksidanya'da goruldu. Buradan Kuzey Fransa, Kuzey İtalya, Almanya ve İngiltere'ye yayildi. Bu gezgin ozanlara
İspanya'da trubador, Kuzey Fransa'da truver, Almanya'da minnesinger, İtalya'da travatore denildi.

Bu gezgin ozanlarin uslup ve temalarinda ortaya cikan o gune kadar Avrupa'da gorulmemis yenilikler, Erdogan Cinar'a gore, Anadolu kaynakliydi. (Aleviligin Kayip Bin Yili, s. 115)
O zamana kadar kilisenin kasvetli melodilerinden baska sey duymamis olan insanlar sasirtici bir edebi zenginlige ve cesitlilige sahip bir kulturle karsilastilar.

taslamalar - hicivler (sirvetes) ; atismalar (partimens) ; kocaklamalar (gaps) ; agitlar (planhs) ; kosmalar (cansas) ; doga siirleri (pastorals) ; isyan siirleri (tex-partis) isitilmeye baslandi.

Gunluk yasam, insan iliskileri, romantizm bugunku anlami ile Avrupa'da ilk defa onlarin dili ile soylendi.

Trubador muziginin buyuk cogunlugu Anadolu Alevi tarzinda donusludur. Muzik bir kalip icinde sabit kalip tekrar ederken sozler degiserek surer.

Trubadurlarin yarattigi bu ortam icinde kadinlar Kilise boyundurugundan kurtuldular, hatta Oksidanya'da gezici kadin ozanlar bile ortaya cikti.

Dante (1256-1321) İlahi Komedya'yi bu ilhamla yazdi. Yeni hayat adli eserini trubadur tarzinda kaleme aldi. Bu gelenegin etkileri, modern bati edebiyatinin gelismesine onculuk etti.

Gezginci ozanlar, Trubadurlar, Albigenlerle beraber engizisyon mahkemelerine verilip yakildilar.

Evvel baharda, susuz bozkirda acmis cicekler gibiydiler, erkenden soldular. Tohumlari ruzgarin onune dustu.

(Erdogan Cinar, Aleviligin Kayip Bin Yili, sayfa 117).

 
 
Dedeler
 


Izzettin Dogan

Sinasi Koc

Haydar Samut

Niyazi Bozdogan

Kamber Kutlu

Ismail Aslandogan

Mahmut Doganoglu

Mustafa Aklibasinda

Veliyettin Ulusoy

Dernekler
 

Lubeck Alevi Kultur Burosu
HAMM ve Cevresi Alevi Kultur Birligi
KOLN Haci Bektas Veli Kultur Tanitim Dernegi
HARBURG Alevi Kultur Birligi
Stuttgart Alevi Kultur Merkezi
Hollanda Aleviler Birligi
Viyana Alevi Kultur Dernegi
Bak-Der Igdeli - Hannover

Konsolosluk Bilgileri
  Askerlik
Dogum
Evlilik
Olum
Pasaport
Pembe Kart
Telefon Numaralari
Vatandaslik
Vekalet
Esya Goturme
Vize Bilgileri
Anasayfa - Yazarlar - Siirler - Deyisler - Arsiv - Tanitim - Iletisim - E-mail - Linkler
20.11.2004 tarihinden itibaren : Tasarim: M. Ali Oksuz