Gercek Ilim
Alevi Birlikleri Yayin Organi

AnaiayfaForumYazarlarSiirlerDeyislerArsivTanitimIletisimLinkler
 

Biz Kimiz?
Ilk Kurucular
Alevilik Nedir?
Aleviligin Kurumlari
Guzel Sozler
Hz. Ali'den Ozdeyisler
Kirklar Meclisi

Alevilikte
 

On Iki Imam
Dort Kapi Kirk Makam
On Iki Hizmet
Dedelik Makami
Post Dedesinin Vasiflari
Cem
Musahiplik
Muzik
Dar
Duskunluk
Semah
Dualar
Edebiyat
Kerbela Vakasi
Kerbela ve Takvim
Kerbela Mahser Gunu
Yedi Ulular
Kutsal Gunler
Kurban
Hizir Kulturu
Oruc - Namaz
Cenaze
Nikah
Kadin
Genclik

Hukuk Kosesi
  Aile Birlesimi
Emeklilik
Onemli Linkler
  Alevi Yol
Dr. Ismail Engin
Cem Vakfi
Cem Radyo
Alevi Bektasi Federasyonu
HDF Almanya
Pirsultan.net
Yazarlarimiz
 

Muhiin Cevahir
Zulfikar Yalcinkaya
Ali Sefa
Musa Dikman
Hatice Eldeniz
Haydar Oztoprak
Ali Yakar

Konuk Yazarlar
  Ali Serdar Polat
Murtaza Demir
Ahmet Altan
Ismail Onarli
Mustafa Tosun

Metin Gulbol
Seyyit Miktat Guler
 
İşten eve dönüyorum. Vardiya çalışmanın güzeli trafik pek olmuyor. Eve ulaşmak zor olmayacak. Bu yorgunluğun üzerine bir de trafik sıkışıklığı hiç çekilmez. Arabanın teybinde yarım kalmış bir türkü, kontağı çevirir çevirmez beni alıp çok uzaklara götürüyor.

Sesi de açtım sonuna kadar. Eve varır varmaz bir çay koymalıyım hemen. Sonra televizyonun karşısına geçip bir yandan çayımı içerken bir yanda da kanallarda bir gezintiye çıkarım. Bu gece kitap okumak yok. Yazmak da yok. Bir satır dahi karalamayacağım. Evet bu verdiğim karar çok hoşuma gitti; fabrikanın kiri pası ve o gürültü cehenneminden uzak biraz kafamı dinlemek iyi olacak...

İşte bu düşüncelerle geldim eve, televizyonu açtım mutfağa geçeceğim. Mutfağa geçmeme kalmadı o korkunç resimler.

Irak’dan işkence haberleri.

Çay içmeye keyif kalmadı. Mutfak yolundan döndüm ve koltuğa oturmadan öyle dikildim televizyonun karşısına. Ne diyeceğimi bilmez bir haldeyim.

İçimden küfür etmek geliyor. Evet, saklayacak değilim küfür etmek isteğiyle doluyor içim. Bağıra çağıra hem de. Küfür çaresizliğimizin bir ürünü. Çaresiz kalışımızın dışa vuran en ilkel biçimi. Çaresizim...

“Demokrasi, insan hakları...” Hay sizin demokrasinize de insan haklarınıza da....

Ama bunların olacağını biliyordum, neden kızıyorum bu kadar. Demokrasi, insan hakları masalına da kanmamıştım. Savaş en çirkin yüzü ile insanlığı kirletir. Irak savaşı öncesi yalanlar yeteri kadar insanlık onurunu kirletti. Savaş sırasında tüm sansür çabalarına rağmen yine de savaşın kirli yüzünü saklayamadılar. Şimdi savaştan bir yıl sonra hala savaş sürüyor ve kirlenme son düzeyde.

Bu kirliliğin hesabını kim verecek. Kim bütün bunların sorumluları. Ebu Garib cezaevinde işkence yapan İngiliz ve ABD erleri mi suçlular... Komutanları, Savunma Bakanlığı Bay Ramsvelt, Pentagon, İngiliz Genelkurmaylığı ve şu sırıtık Tony Blair ile ABD Başkanı Busch mu suçlu...

Evet, suçluları bulduk deyip rahat edeceğiz diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Durun bir düşünelim. Savaş öncesi medya neredeyse ikiye bölünmüştü. Küçük bir kesim onurlu kalem, savaşa karşı çıkmış ve her şart altında özelikle de Türkiye’nin böylesi bir savaşa girmesini doğru bulmamış ve onaylamamıştı.

Diğer kesim mi ? Onlar kraldan çok kralcı olup resmen savaş çığırtkanlığı yapmış “Bir koyup on alma” hesaplarını yeniden anımsamışlardı. Meclisin ilk tezkeredeki onurlu duruşuna karşı çıkanlar “yanlış yaptık” diyenler az mı suçlu sizce. Bence hiç de az suçlu değiller.

Bu kadarla da kalmadık. Zaten yeteri kadar kirlenmişken biraz daha kirlenmenin belli olmayacağını düşünenler oldu. İkinci Tezkere meclisten geçti. Asker göndermeye hazırız. ABD istediği an asker gönderebiliriz diyen Sayın Dışişleri Bakanımız Abdullah Gül, ikinci tezkerenin kazasız belasız geçmesi için uğraşan Sayın Başbakan sizce az mı suçlular.

ABD Başkanıyla görüşmelerde dostça bir izlenim sergileyen, sıkça ABD Başkanı Busch tarafından aranan, kutlanan Başbakanımız, Büyük Orta Doğu Projesine desteklerini çekinmeden verdi. Bu aynı zamanda ABD’nin Irak’da uyguladığı işkencelere onay vermektir. Bunun bir başka izahı yok bence.

Alın size son bir gariplik daha: Türkiye’de İmam Hatipler için askeri de karşına alacak kadar İslamcı olanlar; Irak söz konusu olunca oradaki Müslümanlara işkence yapanlara destek vermeleri yetmezmiş gibi bütün dünyanın ayağa kalktığı şu günlerde yarım ağız bir iki mırıldanma dışında hiç bir şey olmamış gibi davranmayı yeğlediler.

“Şimdi bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dersek haksız mıyız ?

Ama şimdi dikkat edelim. Bu görüntüler bizi yaraladı. İnsanlık onuru bir kez daha yenildi işkenceye diye öfkelendik. Ve bu görüntüler “terörü kurutma” iddiası ile yola çıkanların marifeti.

Garip değil mi?

 
 
Dedeler
 


Izzettin Dogan

Sinasi Koc

Haydar Samut

Niyazi Bozdogan

Kamber Kutlu

Ismail Aslandogan

Mahmut Doganoglu

Mustafa Aklibasinda

Veliyettin Ulusoy

Dernekler
 

Lubeck Alevi Kultur Burosu
HAMM ve Cevresi Alevi Kultur Birligi
KOLN Haci Bektas Veli Kultur Tanitim Dernegi
HARBURG Alevi Kultur Birligi
Stuttgart Alevi Kultur Merkezi
Hollanda Aleviler Birligi
Viyana Alevi Kultur Dernegi
Bak-Der Igdeli - Hannover

Konsolosluk Bilgileri
  Askerlik
Dogum
Evlilik
Olum
Pasaport
Pembe Kart
Telefon Numaralari
Vatandaslik
Vekalet
Esya Goturme
Vize Bilgileri
Anasayfa - Yazarlar - Siirler - Deyisler - Arsiv - Tanitim - Iletisim - E-mail - Linkler
20.11.2004 tarihinden itibaren : Tasarim: M. Ali Oksuz