Gercek Ilim
Alevi Birlikleri Yayin Organi

AnaiayfaForumYazarlarSiirlerDeyislerArsivTanitimIletisimLinkler
 

Biz Kimiz?
Ilk Kurucular
Alevilik Nedir?
Aleviligin Kurumlari
Guzel Sozler
Hz. Ali'den Ozdeyisler
Kirklar Meclisi

Alevilikte
 

On Iki Imam
Dort Kapi Kirk Makam
On Iki Hizmet
Dedelik Makami
Post Dedesinin Vasiflari
Cem
Musahiplik
Muzik
Dar
Duskunluk
Semah
Dualar
Edebiyat
Kerbela Vakasi
Kerbela ve Takvim
Kerbela Mahser Gunu
Yedi Ulular
Kutsal Gunler
Kurban
Hizir Kulturu
Oruc - Namaz
Cenaze
Nikah
Kadin
Genclik

Hukuk Kosesi
  Aile Birlesimi
Emeklilik
Onemli Linkler
  Alevi Yol
Dr. Ismail Engin
Cem Vakfi
Cem Radyo
Alevi Bektasi Federasyonu
HDF Almanya
Pirsultan.net
Yazarlarimiz
 

Muhiin Cevahir
Zulfikar Yalcinkaya
Ali Sefa
Musa Dikman
Hatice Eldeniz
Haydar Oztoprak
Ali Yakar

Konuk Yazarlar
  Ali Serdar Polat
Murtaza Demir
Ahmet Altan
Ismail Onarli
Mustafa Tosun

Metin Gulbol
Seyyit Miktat Guler
 
Dunyada Yeni Donusumlerin Yasandigi Donemde Yeni YOK Baskaninin Atanmasi ve Beklentiler

Prof. Dr. İbrahim Ortas, Cukurova Universitesi, iortas@cu.edu.tr

Dunya Gunumuzde Buyuk Bir Alt-Ust Olus Surecinden Gecerken Bilimin, ve Universitelerin Onemi On Plana Cikmaktadir Universiteler hizla donusmekte, dusun-felsefe-bilim-sanat yerine gunluk teknolojilerin olusturulmasi ve rekabet kosullarina uyarlanmalari beklenmektedir.
İnsanlik tarihinin ucuncu buyuk donusumu olarak tanimlanabilecek iletisim, bilgi teknolojisi ve ekonomik rekabetin gerceklestigi bu donemde universitelerin rolu eskisine gore farklilasmis ama azalmamistir. Boyle yogun bilginin uretildigi ve butun alt ve ust yapilarin yeniden sekillendigi bir donemde ozellikle finans ve tuccar ust siniflarin kendine uygun bilgiyi uretmek ve urettigi bilgiyi stratejiye donusturmek ve bu yolla bulundugu konumu korumak ve yukseltmek ister. İste bugunlerde dunya bilgiyi ureten ve bilgiyi satin alan ulkeler olarak yavas yavas saflara ayrilmaya baslamislardir. Eskiden de gunumuzde de bilgi ayni zamanda bir kontrol ve somuru araci olarak kullanilmak istenmistir.
Ulkemiz tarim ve sanayi devriminden sonra yasanan bu ucuncu donusumun filizlendigi gecen yuzyilin ikinci yariyilinda ozellikle de son ceyreginde universitelerinin onunu acacagi yerde, bunlarin ozerkligini sinirlandirarak kendi icine kapali bir devlet dairesi konumuna getirdi.
Daha once de belirtildigi gibi YOK ile birlikte universiteler nitelik yonunden Turkiye'nin cografi, ekonomik ve nufus buyuklugune oranla gelismedi, dunya bilimine katkisi %1 duzeyinden oteye gecemedi. Bu tespite benzer yaklasimlar YOK strateji raporunun satir aralarinda da okunabilir.
Temelde ulkelerin gelismesi, bilgi ve teknoloji uretimi ile universitelerin gelismisligi arasinda dogrudan iliski bulunmaktadir. ABD AB ve Japonya gibi ulkeler basta kimya, ilac ve silah alaninda patentler yaparak bunu bir getiriye donusturmektedir. Bir ulkenin gelismisligi ile ulkenin bilim ve egitim politikasi arasinda dogrudan bir iliskinin varligi insanligin onemli bir deneyimidir. Savaslarin siddeti ve ustunluk kurma da onemli oranda bu teknoloji mucadelelerine bagli gelismektedir. Bunun en acik ornegi yani basimizda bizi de icine alan Ortadogu'da Arap yarim adasi dahi butun Kafkas Bolgesi batililarin silah ustunlugu ile icinden cikilamaz catisma alanlarina donusturulmustur. Maalesef bu durumda bilimin kirli savasa alet edilmesi ile gerceklesmektedir. Ne yazik ki bugun bilim ve politika da ic ice bulunmaktadir.
Ancak teknolojik ilerilik ile milli gelir dogrudan ilintili degildir.
Kuveyt ve Suudi Arabistan kisi basina milli gelir yonunden dunyanin ilk siralarinda yer alirlar, hatta her ihtiyaclarini karsilayabilecek duzeydedirler. Ancak bilimsel bilgi uretiminde dunyada hicbir etkileri bulunmadigi da bir gercektir. Ulkemizin bu gercegi gorerek bilimde oncu olmasi gerekir.

YOK Universitelerin Ozerklik Anlayisina Uygun Degildi Turkiye'nin bilimsel itibarinin uluslararasi alanda istenilen duzeyde olmadigi hepimizin malumudur. Bugune kadar konu cok yazildi, ne yazik ki ulkemizin bilimsel gelismesi icin istenilen olcude bir ilerleme saglanamadi. YOK'un kurulmasi sirasinda yeni universite ogrencisiydim.
Olaganustu kosullarda dusuncenin yeterince aciklanamadigi donemde basina sinirli oranda akan bilgiye gore ulkemizin seckin bilim insanlari Turkiye'nin bilimsel geleceginin bu yasa ile zarar gorecegi, universitelerin kalitesinin dusecegi belirtiliyordu. Bugun o soylemler hakli konuma geldi ve artik bugunku universite atmosferi ve akademik profili ile ulkemizin cagi asmasi ve yeni yaklasimlar getirmesi beklenilmemektedir.
Bugunku yapi ile universiteler, ne aydinlanma anlaminda, ne de teknoloji yaratimi anlaminda bekleneni vermemektedir.

Kendini Sorgulamaktan Uzak Universiteler, Universite Olamiyor Kuruldugundan bu yana arada gecen 25 yil sonra bugun ulkemiz universiteleri ve YOK her yonu ile sokak tarafindan bile sorgulanabilir durma gelmisken universiteler kendilerinin sahip olduklari calisma metodu olan sorgulama ve arastirmadan itina ile uzak durmaktadirlar. Universitelerin kendi kendisini sorgulamadan uzak tutmasi universitenin bir okul gibi algilanmasini dogurmakta ve bu durum soz konusu kurumlarda yetisen akademisyenlerin de universiteyi gordukleri gibi kabul etmesine neden olmaktadir. En tehlikeli olani da budur ve bugun cok sayida akademisyen universitelerimizin mevcut isleyis bicimini gercek universite gibi algilamaktadir. Acik soyleyelim, en azindan benim dunyanin degisik ulkelerinde gezerek gordugum universitelerin atmosferi ile bizim universite atmosferlerimiz birbirine benzemiyor. Tabii bunlarin derin neden-sonuc iliskileri bulunmaktadir. Bircok yonden bu konunun irdelenmesi gerekir.

Turkiye'nin Tek Sansi Bilim ve Teknolojiye Oncelik Vermesidir Belirtildigi gibi artik bu anlayisla ne neoliberal gelismelere bagli yeni iletisim ve bilgi teknolojisi ve ekonomisi devrimine katki yapmasi sansi, ne de aydinlanma-ufuk acma potansiyeli olmadigi ortada. Bilinen bilgiyi zor kavrayan ve surekli baskasinin urettigi bilgiyi alan ve her yonden bagimli hale gelen toplumumuzun caga yon verme sansi simdilik yok. Ancak halen genc nufusu ve istekli insan potansiyeli ile sicrama yapabilir. Bu da yine ozerk universite ve ozgur ortamda yuksek egitimle gerceklesebilir. Bunun ispati dunyada bin kusur yildir denendigi bugunku gelismis ulkelerin geldikleri bilgi uretme duzeyinde universitelerin oynadigi roldur.

Yeni YOK Baskanin Omuzlarindaki Yuk Cok Daha Buyuk Olacak Tam da bugunlerde Yuksekogretimden sorumlu YOK'E yeni baskan atanacagi donemde ulkemiz universitelerinin gelecegi ile toplumumun gelecegi arasindaki yuksek iliskinin sorumlulugu, yeni baskanin omuzlarina simdiden yuklenmis bulunmaktadir. Dolayisiyla yeni secilecek veya atanacak YOK Baskaninin, ulkemiz bilimine ve teknolojisine ne katacagi ve soz konusu olan yeni iletisim, bilgi teknolojisi ve ekonomisi devrimi treninde Turkiye'nin yerinin ne olacagi acisindan cok onemlidir. Aydinlanma yarisinda da cok onemli olacaktir. dun sanayi devrimi ve onun ardindan aydinlama surecini kacirdigimiz icin simdi halen gecmisin sikintilarini yasamaktayiz. İnsanimizin ve ulusumuzun yuz yil sonra bugunun insanini sorumlu tutmasini istemiyorsak, yarini dusunerek hareket etmemiz gerekir.

YOK Ayni YOK, Baskanlarin Tutumlari Farkli YOK kuruldugu 1982 yilindan bu yana tam dort baskanlik donemi yasanmistir.
Her baskanin YOK ve universitelere bakis acisi cok da degismemekle beraber, uygulamada farkliliklar olusturduklari bilinmektedir. Sayin Prof. Dr.
Erdogan Tezic'in gorev suresinin bitimi ile birlikte yeni bir baskanlik donemi daha baslayacaktir.
YOK'un ve universitelerin sorumlulugu, yukarida belirtildigi gibi dunyanin ve insanligin bu aralar yasadigi yeni donusum doneminde cok daha ciddi.
Tabii ulkemizin gelecegini sekillendirecek olan insan gucunun yetistirilmesi sorumlulugu olan bir kurumun basinda olmak, daha yuksek bir sorumluluk gerektirmektedir. Devletin ust yonetiminde bulunan Cumhurbaskanlarinin, Basbakanlarin, Milli Egitim Bakanlarinin elbette sorumluklari vardir, ancak Universite egitimi gibi bir toplumun sekillenmesinde politika gelistirici olmanin sorumlulugu cok daha yuksektir diye dusunuyorum. YOK'un artik mevcut hali ile ulkemize katki saglayamayacagi acik. Bu asamada yeni atanacak YOK baskanina cok ciddi gorevler dusmektedir. Yeni baskanin artik ulkemizin bir bilim politikasi olusturulmasi icin yeni bir analiz ve yeni bir bakis acisi ile konuyu ele alip yeni cikis kapilarinin aralanmasi gerektigini gostermesi gerekir.
Aksi taktirde yeni bir baskanin atanmasi, yeni donemde kendine yakin kisilerin rektor ve dekan olmasini saglayacak girisimlere yol acacaksa yine ulkemiz bundan zarar gorecektir. Temennimiz bunun boyle olmamsi yonundendir. Olmasi durumunda da yine de eger bazi temel hedefler olusturabilirse, en azindan bunlarda basarili olabilir diye dusunuyoruz.
Onun icin birinci oncelik atanacak kisinin kim olacagindan cok hangi cevrelerin etkisi ile getirilecegi ve temel islev olarak ondan ne beklenecegi cok belirleyici olacaktir.

Yeni YOK Baskaninda Ne Tur Ozellikler Olmasi İstenir YOK baskani olacak hocamizin ne yonde oncelik gosterecegi, bu anlamda ozgur bir iradeye sahip olup olamayacagi, guven ve motivasyon kazandirip kazandirmayacagi cok onemli olacaktir. YOK gibi universitelerin koordinasyonunu olusturan, ulvi ozelligi olan onemli makama, agirligi olan ozellikli kisinin atanmasi onemli. Makamin mutlaka akademisyen ozellikli kisiler tarafindan doldurulmasi gerekir. Tabii YOK uyelerinin de donanimli olmasi onemli.

Yuksekogretim Ust Yonetimlerine Atanmanin Kriterlerinin Olmasi Gerekir.
Dogal olarak YOK Baskani adayi icin de secilme ve atanma kriterlerin belirlenmesi gerekir. Maalesef bugune kadar bu konuda herhangi bir talep de olusmamistir. YOK'un kuruldugu olagan ustu kosullarda Cumhurbaskaninin takdirine birakilan surec halen devam ediyor. Cumhurbaskanin takdirine saygi duymakla beraber, yeni YOK baskani adayin belirlenmesinde arzumuz, ulkemizi bilimsel yonde gelistirecek, universiteleri kucaklayacak, universite ozerkligini savunacak bilgi, yetenek ve istekte bir hocamizin olmasi yonunde olur.

Yuksekogretimin Ust Kurumlari İcin Atama Kriterleri Olmadigi İcin Nitelikli Adaylar Cikmamaktadir Bugun ulkemiz bilim ve egitim kurumlarinin ciddi yonetim ve yonetici sorunu oldugu dikkate alindiginda YOK baskanligina nasil ve ne nitelikte bir yoneticinin atanacagi merak konusudur. Temelde YOK'un yonetici belirleme islemindeki subjektif surec nedeniyle maalesef yeterli donanima sahip olan cok sayida kisinin universite yonetimlerine ve diger organlara aday olmak istemedikleri bilinmektedir. Yeni baskanin mutlaka universite ust yonetimlerine universiteyi universite yapacak liyakatle nitelikli kisilerin olcutlere gore gelmesini saglayacak sureclerin onunu acacagi beklenilmektedir.

Atamada İlgili Kurumlarin Gorusunun Alinmasi Onemli Ayrica atanacak YOK baskani icin Universitelerarasi Kurul, Universite Ogretim Uyeleri, Ogretim Uye ve Gorevlileri Dernekleri, Ogrenciler, TUBİTAK, TUBA gibi ilgili birimlerin goruslerinin alinmasi ayrica yararli olacaktir. Sorunu siyaset ustu yaklasimla ele alarak ulkemizin uzun surecli cikarlarini dusunerek konuyu daha yuksek duzeyde degerlendirmek gerekir.
Tabii bu kurum ve kuruluslarin da YOK, Yeni bir Yuksekogretim yasasi isteyip istemedikleri ve kurumun basina hangi ozellikler ve kriterlere sahip adayin secilmesini istediklerini ve bu konudaki dusunduklerini aciklamalari gerekir.

Kimin Atanacagi Degil, Ne Yapmak İstedigi Onemli Sorun YOK'un yanlis kurgulanmasindadir. Gunumuzde surecin cok hizli degistigi bir durumda 25 yil once o donemin kosullarinda kurulan ve anayasanin 130. Ve 131. Maddeleri ile gunumuze kadar korunan YOK'un mutlaka caga uygun hale getirilmesi gerekir.
Bu isleyisle ulkemizin surekli bilgi satin alma yonunden gelismis ulkelere bagimli hale geldigi gorulmektedir. Surecin bu sekilde devam etmesi yanlista israr etmek anlamina gelecektir.
Ulkemizde yeni bir Yuksekogretim Yasasi hazirlanmadan, universiteler bilimden yana ozerk bir yapiya kavusmadan gercek anlamda bir yuksek ogrenim saglanamaz ve ulkemiz bilimi dunyada sayginligini koruyamaz.
Onun icin yeni baskanin kim olacagi sorusundan oteye atanacak kisinin universitelerin gelecegine yonelik ne dusundugu ve ne yapacagi veya yapabilme kapasitesinde olmasi daha onemlidir.
YOK baskanin hepsinden onemlisi ulkemize yeni bir Yuksekogretim Yasasinin nasil kazandirilacagi konusunda ne dusundugu de onemli. Bir kez daha
tekrarlarsak: disa bagimli pazara ve sanayiye mi, bilim ve dusunce mi ikilemi, en onemli belirleyici unsur olacaktir.

Sonuc olarak, dilegimiz akademisyen ozelligi agir basan, bilimsel gelismelere onemli bir katki sunacak bir hocamizin atanmasidir. Aksi durumda gecmiste oldugu gibi bugun de muhafazakar ve denetleyici islevlerini surdurecek bir YOK yapilanmasi hicbir degisim ve donusum saglayamaz. Esas yaklasim, bugunku YOK'un tumden donusturulmesi, "Fikri Hur, İrfani Hur" bir ortamda, temel bilimsel calismalara oncelik verilmesi olacaktir. Kuresel figuranlar degil, yaratici bir toplum olusturulmasi olacaktir. Esas sorun da sanirim burada. Biz biz olacak miyiz? Aksi taktirde degisimi yaratan degil, mevcutlara uyarlanan hiyerarsik YOK'e Baskan atanmasi yapilmis olur ki bu ulkemize yarar getirmez.

YOK Baskanligi, beklentimiz yonunde olsun veya olmasin yetenek gerektiren onemli bir makamdir. Hukuk ve ekonomi bilgisi de ayrica onemli. Sosyal iliskiler, ogrenci ve ogretim gorevlileri ve devlet duzeyindeki iliskileri de artik onem teskil etmektedir. Devlet protokolunde en on siralarda yer alan YOK Baskanligina mutlaka makamin agirligi yaninda bilimsel erki ispatlanmis, yabanci dil bilen, kulturel alt yapisi gelismis temsil ve yonetme yetenegi gelismis bir hocamizin atanmasi universiteler tarafindan saygi ile karsilanacaktir.

Saygilarimla

 
 
Dedeler
 


Izzettin Dogan

Sinasi Koc

Haydar Samut

Niyazi Bozdogan

Kamber Kutlu

Ismail Aslandogan

Mahmut Doganoglu

Mustafa Aklibasinda

Veliyettin Ulusoy

Dernekler
 

Lubeck Alevi Kultur Burosu
HAMM ve Cevresi Alevi Kultur Birligi
KOLN Haci Bektas Veli Kultur Tanitim Dernegi
HARBURG Alevi Kultur Birligi
Stuttgart Alevi Kultur Merkezi
Hollanda Aleviler Birligi
Viyana Alevi Kultur Dernegi
Bak-Der Igdeli - Hannover

Konsolosluk Bilgileri
  Askerlik
Dogum
Evlilik
Olum
Pasaport
Pembe Kart
Telefon Numaralari
Vatandaslik
Vekalet
Esya Goturme
Vize Bilgileri
Anasayfa - Yazarlar - Siirler - Deyisler - Arsiv - Tanitim - Iletisim - E-mail - Linkler
20.11.2004 tarihinden itibaren : Tasarim: M. Ali Oksuz